Pamir
Okurken dinleyebilirsiniz.Devam etti yürümeye..
Yollar ayakları altında akıyordu. Yol ağırdı, yüklüydü. Yolcu olmak; meşakkatliydi. Pamir tüm bu meşakkatle barışmış yol ile meç olmuştu. Yeni yollar keşfediciydi, basılmamış toprağa basmak işiydi onun. Güvenli güzergahlar çizer; harita oluştururdu. Kendi kaybolurdu, başkaları kaybolmasındı.
Yeşermiş toprakları geçti, nerede su var araştırdı, etti. Yabancı ayak izleri bıraktı, Dünyada tek varlık belirtisi bu ayak izleriydi, o da yağmur silsin diyeydi.
Bu yüzdendir Pamir ne kalıcı ne göçerdi Kendine 'kayıp' derdi. Dünya yolunda kayıp yolcu.
Defterini çıkardı, çizdi ne gördüyse uzun ve dolambaçlı bir şekil çıktı. Önemli olan kısa mesafeyi bulmak değildi, Pamir yol çizerdi yolcular için. Arkasından gelenler keyifle gelsinler, yolu sevsinlerdi niyeti. Şimdi parşömende tabela ve ağaçta olması gereken yerdeydi. bu karşılaşmayı es geçmesi mümkün değildi Pamir'in. Yeni kervan güzergahı elleri arasındaydı, bitti bitecekti. Sonra yeni yollar çağırırdı Pamir'i. Hayatı böyle sürer giderdi ve Pamir bu yolda geçen hayatı çok severdi.
Gün geçti gece oldu, gece geçti gün oldu. Pamir yolda, yol ayaklar altında, boynunda hasır ip kolyesi, kuşağının içinde harita.
''Dur!'' dedi yabancı, sesine eşlik eden at kişnemesiyle...
Yolu kesti yol kesici, Pamir elini göğsüne getirdi, bastırdı; aslında koruması gereken her zaman yoluydu, o da kuşağının cebindeydi. Ama Pamir'in elleri koyu mavi kolyenin üstündeydi.
Yol kesen kuşağa baktı, aradığı genelde orada olurdu; Kese, mendil içi paraydı.
Atının üstünde ustaca oturuyor sanki izin vermese nefes bile almayacak itaati bekliyordu. Görkemli duruşu karşısında, Pamir yalın ayak garip bir yolcuydu.
''Ortaya nen varsa koyasın . Can değil yol kesenim, karıştırmayasın.''
Pamir bir elini kesesine doğru getirdi, korkusuz yol kesen korkmasındı yavaş ve temkinliydi hareketleri. Haritasına değdi eli, 'bu eşkiyalı yolu değiştirmeli, kimsenin yolunun kesilmesine sebep olmamalı' diye düşündü..
Elinde bir kese çıktı ortaya, istediği şeyi görmekle memnun oldu yabancı hemen bir memnuniyet gösterisi gülüşünü sundu. Atından azametle indi toprak incindi.
Pamir yolcuydu nihayetinde yolu çok kez kesilmişti de yolundan gidenlerin kesilmesindi, sağ sağlim gider su gibi gelsinlerdi inşallah.
Tecrübe iki kese isterdi; biri yol kesiciye verilmek üzere az değerli, çok taşlarla doldurulurdu. Aç gözlülük keseyi görmekle ihtiyatı yeniyor; avına ulaşan avcı etini yiyor kemiğini sormuyordu. Pamir bu durumları hep korkusuz atlatmıştı da şimdi içi titremişti.
Keseyi aldı kendini yol sahibi sanan ama gitmedi kendi yoluna, gördü görmemesi gereken endişeyi Pamir'in gözlerinde.
Pamir korktu ilk defa bir yol kesenin karşısında, bir adım geriye attı.
Yolda geri adım olmazdı, kabul edilmezdi. Pamir; dağ demekti. Lalelerin ana vatanı olan dağın ismini bu ana kadar öyle denk taşımıştı ki.. Yolda gösterdiği direnç ve dağ gibi duruşu acizliğini örter gece körlüğünde bile yol almasını sağlardı.
Kaybedeceği tek bir canı vardı onu da yolda kaybetmeyi göze çoktan almıştı. Şimdi boynundakine dikilen gözler içinde kaybetme korkusu oluşturmuş, vazgeçmeyi unutmuş, sahiplik davasına düşmüştü;
''Benimdir, alamazsın!'' dedi.
Kelimeler ağzına yabancıydı, duyduklarını kavrayamadı bir süre kendi sesi dahi olsa.. 'Benimdir' ne demekti, diye bir anlık düşündü.. İçindeki bu başkalaşımla başı dönen Pamir bir anlık acıyla inledi; boynunun bitip de başının başladığı yere bir darbe almıştı. Toprak ayakları altında kaydı yanakları ile buluştu, şefkatli bir buluşma değildi bu, ani bir çarpışmaydı.
İlk defa bir şeye 'benim' dedi ve kaybetti. Şimdi karanlıktı herşey.
Kendinde değilken bile göğsündeki ağırlığın hafiflediğini, tenine değenin soğukluğunun kayboluşunu hissetti. Büyük bir boşluk açtı içine, yalnızdı işte şimdi yine. En son duyduğu şey ayrılık acısına eşlik eden yabancı bir sesti;
''Benimdir artık. Salur'un kolyesidir.''


Yine bir nefeste okundu içime dokundu pamirin harita çizmesi cok etkileyiciydi ve sonu ah kalbim...Salur kim olaki?pamire noldu? kolye? VELHASIL Aklımda deli sorular...
YanıtlaSilPamir yol kaşifi, nerede su yatağı var nerede dinlenmeye uygun yer var ona göre harita çıkartıyor başkaları için. Aslında başkaları için yaşayan biri... Bakalım Pamir'e ne oldu. :))) Salur kim??? Velhasıl hikaye devam edicek. :')
SilO kadar yorum yaptım gitmedi, çol üzgünüm :'(
YanıtlaSilMüzikle yazın birleşti beni bambaşka diyarlara götürdü resmen ^^ kaç kere baştan okudum inanamazsın:D
Reyizz kitap yaz alalım :D
Neler yazmıştın acaba merak ettim :(
SilYa ben de yazarken bunu dinledim çok daha içine çekiyor insanı..baştan okuman beni onurlandırdı. Tenkyüü
Eyw reyizz :')
Demek "dünya yolunda kayıp yolcu"...
YanıtlaSilSen daha çok yaz bizde okuyalımm:) takipteyiz :)
Evet yaa.. "Tek varlık belirtisi ayak izleriydi.. O da yağmur silsin diyeydi.."
YanıtlaSilÇok teşekkür ederimm, yorumlar beni ayrı motive ediyor...
hangi zamanda geçiyo bi hikaye yaaa :) nerede geçiyoooo :) ortadoğu gibi geldi sanki, arabistan gibi veya veya asya. salur kim bakalım, pamir de rehber gibi yani :)
YanıtlaSilÇoook çok eski zamanlarda Türk asıllı ama göçmenlik yeni bitmiş hatta hala devam eden bi zamanda geçiyor. Salur kim miiiii?? Canım Deep, bu soruyu 5. Bölümü okuduğunda sana sorabilir miyim??? :)
Sil:)
SilPamir; dağ demekti. Lalelerin ana vatanı olan dağın ismini bu ana kadar öyle denk taşımıştı ki.. ��
YanıtlaSil<3
SilDedim isimini anlamı gibi cesaretli yenicek onu şimdi ama olmadı.
YanıtlaSilSalur? Kolyeyi bildiğine göre takip falan mı etti acaba ???
Pamir dağ demek ama kendisi daha önce böyle bir benimseme, vazgeçememe yaşamadığı için.. Ne yapacağını bilemedi. Yoksa Pamir zeki ve kurtulmasını bilirdi.
Sil