26 Haziran 2020 Cuma

Rüzgarın Adı - Patrick Rothfuss

Rüzgarın Adı
Patrick Rothfuss

10/9
Sayfa; 736








Nereden başlasam ki? Güzel bir hikayeyi anlatmak zor, anlatmaya nereden başlayacağını bulmak daha zormuş.. Hangi kelimeler uygun olur bu macerayı anlatmaya ya da tanıtmaya, bilemiyorum. Yazıp siliyorum, yazıp siliyorum ama başladık bi kere...




Şimdilik kısaca eleştirilerimi yazıp geçeceğim; isimleri okuması zordu, nasıl telaffuz ediliyor emin olamadım. Bir de geçmişe gitmeli hikayeler beni biraz soğutuyor, hani sonu başından belli olanlar.. Bu da öyle bir roman ama bu sona giden yolculuğu okumak çok bağlayıcıydı.. Yine de küçük bir kısım gönlümden hoşnutsuz kaldı(!)
Yine de daha başka kitap için yapabileceğim bir eleştiri yok.. Kısaca güzeldi. Çarpıcıydı. Gizemliydi. Soluk kesiciydi ve sabrımın sınırlarını epey zorladı. Okul anıları ve maceralarını okumak ayrı keyifli. Biraz Harry Potter tadı veriyor damaklara ki bu çok hoş. Ama bütünüyle o tat asla değil. Farklı ve çok içine çeken bir tarafı var.


Uzun olması gözü korkutuyor (2. kitabı daha uzun) ama akıyor sayfalar parmaklardan buna kefilim. Kitabı okuyanlar fantastik bilim kurguda Yüzüklerin Efendisi'nden sonra raflara koyulmalı diye yorumluyorlar. Bence de alanında efsane. Çok hoşuma gitmesine rağman pek okuduğum bi alan değildi. Güzel bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum zira okurken büyüüüüüük keyif aldım.



Roman aslında 3 gün olarak ayarlanmış. 1. kitabı 1. günü anlatıyor, anılarda dolaşıyorsunuz ama esas zamanda 1. gündesiniz. İlk gün baş karakterimizin gelişimini en başından ele alıyor anılarıyla. Yani kurgu değişik, ilginç ve merak uyandırıcı kesinlikle.




Ben okumanızı bir şans vermenizi çok isterim. Okuyan varsa da üzerine sohbet edebiliriz.
Çünkü konuşulacak çok fazla ayrıntısı ve karakteri var. Keşke sinema filmi çekilse dedim okurken. Canlı görmek nasıl olurdu kim bilir. Fanların yaptığı illüstrasyonları görmek bile beni heyecanlandırdı.



Şimdi gelelim hikayeye..

Kvothe ve ailesinin yolculuğu babası ve annesiyle geçirdiğimiz zamanlar sonrasında 'Ben' diye bir gizemiyeci karşılaşıp ondan ders almaya başlıyor. Kumpanya yolculukları sırasında bir çok gösteri, tiyatro, konser ve akrobasi yaparak şehir şehir dolaşıyor 'Ruh'lar.




Bu sırada Küçük Kvothe inanılmaz bir performans ve müthiş bir zeka ile Ben'in verdiği tüm derslerden alnının akıyla çıkıyor. Basit gizemiye, kimya, matematik, geometri, fizik, simya..
Beynini 3 farklı kısma odaklayıp basit bağlama büyüleri yapabiliyor. Ve yolculuğun bir kısmında Ben ayrılıyor yanlarından.


Bu sırada babası yeni bir şarkı üzerinde çalışıyor ve bu şarkı Chandrialılar hakkında.


Şarkıyı bir kez seslendirdiğinde duyan herkes öldürülüyor mavi ateş sahiplerince. "Biri hiç söylememesi gereken bir şarkı söylemiş."
Bir tek Kvothe sağ kalıyor. Ormanlarda bir süre vakit geçiriyor ve;
Lavta çalmakta ustalaşıyor.
Tarbean da sefil ve dilencilikle geçen 3 yıl sonunda üniversiteye gitmek için yola koyuluyor bu kervanda Dennayla karşılaşıyor. Seviyor ama çok çekingence.







Üniversiteye çok küçük bir yaşta kendini kabul ettiriyor ve Sim, Will ile arkadaşlık kuruyor, Ambrose ile düşmanlık...

Hocalarını zekasıyla alt ediyor, kırbaçlanıyor, arşivden yasaklanıyor, herkesi kendine hayran bırakıyor, Yanan zahiriye-balıkhane-yi ve Fela'yı kurtarıyor. müziğiyle bir arma kazanıyor, tefeci Devi'ye borçlanıyor, Chandrialı'ların peşine bir düğünü araştırmaya gidiyor bir ejderusu alt ediyor Denna'yla yakınlaşıyor ama asla açılamıyor arkadaş olarak hep yanında oluyor ve lavtasını kıran Ambrose'a rüzgarın adını çağırıyor, istemsizce.. Re'lar seviyesine yükseliyor ve Auri sayesinde 'Şeyaltında' arşive açılan bir geçit keşfediyor.Ve 1. Gün bitiyor....
Kitaptan bazı görseller paylaşacağım şimdi;                      



Rüzgarın adını çağırmak için adını bilmen gerekir fakat  sürekli değişen bir adı nasıl çağırabilirsin. 

*


*


Kvothe tavernada lavta (ut) çalarken söylediği şarkı düetti ve bir anda seyircilerden birinin düete katıldığı an.



*



Okuyan biri için komik bir foto :D



*


Kvothe'nin Tarbean anıları çok fenaydı ya.. Şu fotoğrafa bakınca içim gitti.



*

Ve yaşını almış Kvothe... Taverna sahibi ama o bir kralkatili.




*


Kvothe animasyonu. Ya çokseeel!!!!!



*


 Kendisi kitabın yazarıdır. 3. Kitabı yazmak yerine boooş boş işler yaptığından dolayı fanların sürekli ona söylediğini eline yazmış. Ama gerçekten. OTUR VE YAZ ŞU KİTABI BE ADAM!!!!



7 yorum:

  1. ha haa yazarın eli komikmiş haa :) potter ve yüzükler hımm o zaman okunurmuş, olabiler pekiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet tan o sıkalada *-* onları seven bunu kesin sever.

      Sil
  2. Woow görseller beni etkiledi benim çok tarzım olmayan bir tür ama senin okurken keyif almana şahit oldum.Konusu ilginçmiş gerçekten yazara naskı yapılması ve yazarın bunu eline yazması hahahha çok iyi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarzın olup olmadığını bu tarz bir kitap okuyarak karar vermelisin. Bu tarz bi kitap okuduğunu bilmiyorum? Bence seversin gibi ama yine de sen bilirsin :')) görseller maceranın yüzde30unu bile yansıtmıyor emin ol. Film gibi ama izleyiciden ziyade yoldaşsın gibi.

      Yazar neredeyse 5-6 yıldır (daha fazladır kesin) yazmıyor kitabı... İnsanlarok kızgın ama yaptığına bak hele? Te allahım

      Sil
  3. 1. Kitap hadi neyse de 2. Kitap 2.kere okunur mu bilemedim. Ben bu sene tanıştım bu seriyle ve 2. Kitabını aldım ama okunmaya gözüm yemiyor :))) Yine de yakın bir zamanda başlayacağım gibi çünkü özledim Kvothe'yi. Bu arada yazar 500sayfa yazmış sonra beğenmemiş silmiş diye bir dedikodu var. :') Hayır çok da sevilmiş niye yazmıyosun ki??? Twich yayınları falan açıyormuş. Belli ki yazamayacak yaa... Bu da böyle bir yarım seri olarak kalacak... :D
    Yorumun beni mutlu etti çünkü okuyan biri yoktur diye düşünmüştüm. Genelde kızların çok okuduğu bir tür değil nedense.. Okayn birini görmek mutlu etti. *-*

    YanıtlaSil
  4. Uzun süredir merak ettiğim bir seri. Özellikle tuğla kalınlığında bir kitabın 1 günü anlatması merakımı daha da arttırıyor. Ama kesinlikle boş bir zaman da okumalıyım. Yazarı da komikmiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitaplar tuğla gibiler ama gerçekten 2 günde 100 sayfa çok çok rahat okumuştum. Tüm gün de başında değildim.. Öyle akıyor gidiyor ki. Teşekkür ederim yorumun için *-*

      Sil

Görüşleriniz benim için çok değerli. Yorum yaptığınız için teşekkür ederim. *-*

Öne Çıkan Yayın

BİLET - 1. Bölüm -

YOL Okurken dinlenebilir  Noktadan sonraki o büyük adımı atmadan önce durdu, nefesini derince içine çekerken...